Erken Yaşta Yabancı Dil: Günlük Hayatın İçine Karışan İngilizce
Yabancı dilin okul öncesinde etkili olabilmesi için ders saatine hapsedilmemesi gerekir. Günlük rutinin içine karışan kısa, net ve tekrarlanabilir kalıplar çocukların kulağına yerleşir. Kapıdan girerken “Good morning!”, oyuncakları toplarken “Tidy up, please!”, sıraya girerken “Line up!” gibi ifadeler çocuklara dili kullanacak anlamlı bağlamlar sunar.
İçerik ve dil bütünleşik öğrenme (CLIL) yaklaşımı bu noktada devreye girer. Sanat etkinliği yaparken renkleri, fen keşfi sırasında basit kavramları, oyun parkurunda yönergeleri hedef dilde kullanmak, dil edinimini doğal ve eğlenceli bir akışa dönüştürür. Şarkılar ve hareketler ritmi destekler; role-play etkinlikleri (market, restoran, doktor) çocukların iletişim cesaretini artırır.
Kısa “Speaking Club” halkaları, her çocuğa konuşma sırası verir. Burada amaç hatasız konuşmak değil, iletişim kurabilmektir. Öğretmen model olur, mimik ve jestlerle destekler, görsel kartlarla anlamı somutlaştırır. Zamanla çocuklar, anadillerini “bırakmadan” ikinci bir dili duymaya, anlamaya ve basit cümlelerle kullanmaya başlar. Dil, ders olmaktan çıkar; sınıfın ritmine karışan bir köprüye dönüşür.
